Acıların birkaç temel kaynağı vardır. Bedensel zaaflardan ve diğer zaaflardan doğan ihtiraslarımızın illüzyonları; fakat hepsinin ortak çıkış noktası, fiziksel içgüdülerimizin istekleridir.

Bu çıkış noktası olan isteklerimizi, söküp atabilirsek, ihtiraslar da yok olacak ve acı çekme son bulacaktır.
Böyle bir şeyin garantisini vermiyorum tabii ki, saçmalamayın.

Aklınıza ne gelirse gelsin bu, pek çok sebep ve şartların birlikte bir araya gelmesinin ürünüdür. Şartlar ve sebepler değişir veya ortadan kalkarsa, o şey de ortadan kalkar.
Acı çekmelerimizin de sebep ve şartları vardır. Bu sebep ve şartlar ortadan kaldırılacak olursa, acı çekme de ortadan kalkar.

Acı çeken zihin, zihnin kendisinin yarattığı dünyası tarafından şaşırtılmış zihindir. Ne acayip konuştum be öyle.

Örneğin muhafazakarlar her şeyi ya da bir çok şeyi kendilerine yasak etmişlerdir. Bu yüzden kendi kendilerine acı çektirirler; fakat istemeyi kesmezler. İsterler ama yasaklarlar. Diğer tarafta, buradaki yasak olanlar serbest olacak tesellisi ile ölümü beklerler.
Bir diğeri başkalarına acı verenler çalıp, çırpıp, zorlayıp, yaptıklarının başkaları üzerindeki etkisine aldırmazlar.

Bir de, başkalarını yönlendiren. Acı çekeceği kararlarından vazgeçirip, dışarıdan bir göz ile duygularını karıştırmadan, onun adına daha objektif karar verenler vardır.
Buna ebeveyn diyebilirsiniz, hoca diyebilirsiniz.
Ya da böyle bir ilişki içerisindeyseniz, Efendim diyebilirsiniz.
Temel olarak bu bir efendi köle ilişkisi değil, bunların hepsi Budha öğretisidir. Köle ne zaman son cümledeki kişinin kollarına salacak kendisini, kendi fikirlerinden soyutlaşıp acı çekmeyi başkasının önleyebileceğini kabul edecek. Kendi kendine karar vermekten vazgeçecek. Ki bu esaretin değil özgürlüğün başlangıcıdır onun için. Köle olduğunu o zaman anlayacak.

Şu sıralar ayaklarımın dibindeki için konuşacak olursak, henüz bunu kavrayamamış, az da olsa kafasına göre hareket edip her hareketinden sonra acı çektiğini ama neden acı çektiğini sorgulayan. Ki bunu sorgulamak yerine Efendisine danışsa, zorlamasa zihnini, gelecek cevabı bekleyip o cevaba göre hareket etse, bir daha acı çekmeyecek bu konu hakkında.
Ya ya dimi…

Sevgiler.