BDSM Kalıplardan mı İbaret

2

Az önce bir sokak köpeği gördüm, kurt cinsinden; beyaz ama kirli, kulaklar hala dik ama yaşlı. Baya şişman, götü göbeği salmış, tam çok havalı bir kurt olacakken, koyuna dönmüş.

E koyunlar kötü mü? Yok canım. Koyunlar da kendi formunda çok güzeller. Koyun koyunken, kurt kurt iken çok güzel. İyi de ben şimdi götü göbeği salmış derken bariz negatif şeylerden bahsettim. Bize öğretilmiş güzellik algısı yüzünden di mi? Yok değil. Hakikatten bunun güzellik algısı ile falan alakası yok, gerçekten olmadığına nasıl ikna edebilirim, hmmm… Edemem, yemin edebilirim ancak. Zaten yemin böyle bir şey, elinizde ikna için bir done kalmadıysa, “o” yani yemin, uhrevi bir done olarak öne sürülür. Karşıdaki kişinin de bu yemine biçtiği değer ne kadarsa, o kadar inandırıcılığı olur.

İşte bu ön görülemez ikna yöntemi olan yemin ile ne kadar inandırıcı olabilirsem, o kadar. Bu, havalı bir kurt olacakken koyuna benzeyen kardeşin konuyla yakından alakası var, uzaktan değil. Oysaki uzaklarda olan şeyler, yakınlarda olanlardan her zaman daha çekici di mi? Doğanın bizi çekiyor olmasının nedenlerinden biri ondan uzakta olmamız. Bir başka nedeni ise, konuya sadece yakından alakalı arkadaş ama aynı zamanda metnin ana fikri gibi gözüken, şu koyun kılıklı kurt kardeş.

Doğanın seleksiyonla kendi içinde yarattığı en doğru koşulları, biz bugün betonlarla yaratıp süslediğimiz dünyamıza kopyalamaya çalışıyoruz. Çok kötü bir replika yapıyoruz. Güzellik algımız, benzer yönde gelişim göstermiş belli ki. Biz bu kurt köpeğini neden ilk görüşte beğenmedik, çünkü götü göbeği salmış, kilolu, bezgin, kirli, pasaklı. Biz bu görüntüyü sevmemeyi götümüzden mi uydurduk? Hayır. Doğadan kopyaladık, bu arkadaş ne bir avcı olup tavşan peşinde koşturabilir. Ne de av olmaktan kurtulabilir bu pespayelikle. Doğanın beğenmediği birçok şeyi biz de beğenmiyoruz aslında.

Bizim için doğaya bakmanın çekiciliği, kopya çekmenin verdiği hazzın ta kendisi aslında. Doğada her şey o kadar kurulu ve kusursuz ki aslında, biz olabildiğince istifade etmeye çalışan bencil pislikleriz. Evet, biz bu kadar bencil yaratıklarız ama kendimize bunu itiraf etmemiz oldukça güç.

Bazılarımız ise doğadan ziyade, estetik ya da “haz” algılarına uygun olduğunu düşünen bir başka kişinin; karakterini, olaylara bakışını kopyalar. O yüzden bu kadar çok köle ve dominant zuhur ediyor. 10 yıl önce iki elin parmağını geçmeyecek kadar az iken, şimdi mantar gibi maşallah, nemli havayı gördüğünde, pırt diye bitiyor yerden. BDSM, birçoğu için çekici unsurlar taşısa da, aslında birçoğu için dayanılmaz mental ve fiziksel baskılar içermekte -iki taraf için de-. Hülasa, birinin halihazırda oluşmuş düşüncelerini alıp, direkt uygulamaya kalkınca, ortaya koyuna benzeyen kurtlar çıkıyor. BDSM’in tanımları belli gibi gözükse de, her ilişki kendine ait renklere ve tatlara sahip. Kişi kendine ait olanı kendi oluşturmazsa, ilişkinin süresi kısa, bıraktığı iz acı olacaktır. Kalıplardan sıyrılıp, size en doğru ilişkiyi düşünmek için zaman ayırmayı, geleceğe yatırım olarak düşünmek iyi bir bakış açısı olabilir.

Sevgiler,

Önceki İçerikBDSM İlişkilerinde Mum Ne Kadar Kullanılıyor?
Sonraki İçerikHayattan Uzak Yalnız Kovboylar
İlişkilerimde zihinsel ve fiziksel dominasyonun olması gerektiğini düşünen biriyim. 2008-2009 yıllarından bu yana BDSM içerikli ilişkiler kuruyorum. Birçoğunuz gibi, ben de dışarıda bu yönünü belli etmeyenlerdenim. Yaşadığımız toplum, çıplak heykellere taşlar ve sopalarla saldıran bir toplum maalesef, anlamalarını beklememiz en iyi ihtimalle aptallık olur.