Bir Aşağılama Yöntemi Olarak: Kese Kağıdı

Köleyi daha önce aşağılamak için kullanılabilecek yöntemlerden bir tutam bahsetmiştim, örneğin Petplay gibi ya da Köleyi kelimeler olmadan aşağılamak başlığında olduğu gibi. E peki biz neden köleyi aşağılıyoruz ki diye sorabilirsiniz, Köleyi aşağılamak hakkında başlıklı yazıya göz atarsınız sonra bi’ ara.

Bu yöntemler genelde, sözlü ya da fiziksel şiddet boyutunda kalıyor bugün psikolojik şiddet boyutunda olabilecek bir konudan bahsedeceğim. Sadece bizim toplumumuzda da sınırlı kalmayarak, biri ile ilişkiye girerken yüzünü kese kağıdı ile kapatmak her ne kadar sürekli ağzımıza pelesenk olsa da pek kullanıldığı söylenemez, lafta kalır anca.

Bunun için bir ya da birden çok itaatkar ve bu sayıya uygun kese kağıdına ihtiyacınız var gayet tabi. Bu uygulamayı son kullanışımda iki kadına da gelirken kese kağıdı bulmalarını söyledim; fakat maalesef artık pek bulunan bir şey değil sanırım, onun için kraft kağıt aldırıp kese kağıdını da onlara yaptırdım.

Adım adım bu sürecin fotoğraflarını paylaşayım.

Malzemeler;

  • Kraft kağıt
  • Makas
  • Yapıştırıcı
  • Kalem
  • Azcık sabır
  • Özenle seçilmiş fındıklar… Yok bu Nutella tarifiydi.

İşimiz bittiğinde ortaya çıkan

Uygulama esnasında, kölede; kendini değersiz ve yetersiz hissetme, layık olamama hissi, bir şey göremiyor oluşunun korkusu ve heyecanı ve yıllardır “en kötü kese kağıdı geçirir sikerim” diye duyduğu aşağılamanın kendi üstünde uygulanmasının yarattığı değersizlik hali. Ben bunu uygularken iki köleye aynı anda uygulayıp devam ettim. Şimdi bir tanesinin ağzından o an ki duyguları da aktarıp, onun gözünden fikir sahibi olmanızı sağlayalım.

Susun köle konuşuyor, konuş köle.

“Bir duygu akışı, karışık ama çok güzel. Öncelikle heyecan. Görememek o an Efendim’in ne yaptığını, hangimizin ağzına vereceğini bilememek ve aç bir köpek gibi ağzı açık beklemek. Sonra kullanılmış olmanın verdiği mutluluk. Çok az olsa da hiç olmak ile savaşmaya çalıştığım uzun ve saçma geceler oluyor. Ama Efendim yüzümü görmeyip sadece ağzımı kullandığı için uç noktasına kadar yaşamış gibi hissettim kendimi. Hiçliği bir de böyle tattım ve bırakmak istemediğim bir nokta oldu. “

-Köle