Feminizm ve BDSM

0

Feminizm, temelde cinsiyet ayrımcılığına karşı tavır alan, kamu ve özel bütün alanlarda kadınların maruz kaldığı baskıların ve denetimlerin ortadan kaldırılmasının gerekliliğini savunan ve ataerkil yapılanmaların önüne geçerek kadınların meşru haklarına ulaşmada mücadele eden bir yaklaşımdır. Feminizmi savunanlara da feminist denir.

Ben kendimi feminist olarak tanımlayan biriyim. Lakin benim içinde bulunduğum BDSM ilişkisinde kadını sadece Efendisi’ne hizmet etmek için yaratılmış bir şey. Diyeceksiniz ki bu ne perhiz bu ne lahana turşusu. Haklısınız.

Aşağılanmak, bir oyuncak gibi kullanılmak, sert davranılması yıllardır seks esnasında hoşuma giden bir şeydi ama sadece seks esnasında. Efendim ile tanıştıktan bu durum Efendim ile iletişimde olduğum her an maruz kaldığım bir şey oldu. Benim de buna alışmam uzun zaman aldı.

Tarihte de feministler BDSM’i çok kolay bir şekilde kabul etmediler. Feminist eleştiri her zaman BDSM uygulamaları hakkında bölünmüş ve kutuplaştırılmıştır. 1970’lerde ve 80’lerde, feminist kuramcılar arasında “Seks Savaşları” adı verilen bir şey gerçekleşti; bu, temel olarak feminisler arasında çeşitli kadın cinsellik ifadelerinin dahil edilmesi hakkında büyük ölçekli bir tartışma oldu. Tartışma başlangıçta lezbiyen cinsellik hakkındayken daha sonra pornografi, seks işçiliği, butch/femme rolleri ve en önemlisi BDSM‘i içerecek şekilde genişletildi. Söylemeye gerek yok, çok sayıda feminist bu çeşitli cinsellik ifadelerini desteklerken, buna karşı ve arasında Andrea Dworkin ve Susan Griffin gibi popüler kuramcılar olan BDSM‘e karşı çok sayıda feminist de vardı.

BDSM‘e karşı olan argümanları, özellikle kadınlara yönelik olan bu uygulamalarda var olan şiddetin ve erkeklerin kadınları boyun eğme, saldırı ve kontrol etme arzusunu nasıl meşrulaştırdığı etrafında dönüyordu. Bu argümanla karşı karşıya kaldığınızda, kafanıza girebilecek tek şey, rıza meselesidir. “İtaatkâr” kadınlar bu eylemlere isteyerek katılırlar ve aslında itaatkâr rolleri, fantezilerinin bir parçasıdır. Aslında bir kadın itaat etmek istiyorsa ve bir grubun (feministler) buna karşı çıkması zaten o kadının özgür iradesine ket vurmaktır. Bu durumda feministler kendi içlerinde çelişmekteydi.

Geçmişte BDSM karşıtı feministler varken, cinsel ajansı vurgulayan günümüz feminizmi BDSM‘i büyük ölçüde desteklemektedir. Eşcinsel çiftler (özellikle lezbiyen çiftler) BDSM‘in önceki heteronormatif güç denklemlerini yeniden tanımlamaktadır ve sonuçta BDSM‘in toplumda var olan geleneksel algıları ve normları kırmakla ilgili olduğunu kanıtlamaktadır. Aslında, BDSM‘I hayatlarına sokan heteroseksüel veya queer çiftlerin güç yapıları artık katı değildir ve çiftler sürekli olarak bu rolleri değiştirdikçe baskın ve itaatkâr roller akışkan hale gelmiştir.

Köle adayı