Tasmalanmak

0

Eve Efendimden birkaç saat önce gelmiş ev temizliğini yapıyorum. Bugün önemli bir gün, hep hayalini kurduğum o gün. Temizliği yaparken ev bir ayrı hissettiriyor. Daha aitmişim gibi.

Bugün sanki her şey mutluluğumu paylaşıyor benimle. Sabırsızlanmaya başlıyorum ve saate bakmak için kafamı kaldırıyorum. Aklıma eve ilk adım attığım gün geliyor. Sakarlığım, korkularım, boş boğazılığım, gururum, dağılmışlığım, hevesim… Ayağa kalkıp Efendim’in beni ilk kez domalttığı yere, televizyonun önüne geçiyorum, aynı şekilde domalıyorum. Ilk kez kırbaçla arındığım yer, bana gitmek ister misin sorusunun sorulduğu, zor bir sürecin beni beklediğinin ilk gösterildiği yer.

O kadar mutluyum ki gitmek ister misin sorusuna hayır dediğim için. Ellerimle yüzümü kapatıp ağlamaya başlıyorum. O gün ilk kez hissettiğim duyguları tekrar yaşıyorum. Mutluluk, sabırsızlanarak beklediğim o gün…

Sanki ilk gelişim gibi hissediyorum eve. Eskiden farklı bir şekilde olan salonun Efendimin bana ilk kez sarıldığı noktasına gidiyorum. Çığlıklarımın her köşesini doldurduğu evde bir şeyler aramaya başlıyorum. Koridora yöneldiğim zaman Efendim’in bana topuklularla yürümeyi öğrettiği günü görüyorum.

Karşımda oturup sigarasını yakışını ve beni izleyişini. Göz yaşlarıma hakim olamıyorum. Yan odaya geçip odayı düzenlediğimiz gün geliyor gözümün önüne. Ütüyü rafta görünce yine içim ısınıyor. Evin her noktasında ilişkinin dansının bir parçasını izliyorum. Uyumu yakalamaya, öğrenmeye çalışmaya, hatalarıma, Efendime bir kez daha teşekkür ediyorum. Salona geçip saati kontrol ediyorum. Efendim her an gelebilir, ve benim hazırlanmam gerekli.

Banyoya geçip aynaya bakıyorum aklıma Efendimin önünde ağladığım, iyi hissetmediğim günler ve Efendim’in beni kucaklayışı geliyor, hafif bir makyaj yapıp hazırlığımı tamamlıyorum. Efendimi beklemek için salona geçiyorum. Bir süre sonra zil sesini duyup yerimden sıçrayarak kalkıyorum. Derin bir nefes alıp kapının önünde Efendimi karşılamak için bekliyorum. Yaklaşan adımlarını duydukça kalbim hızlanıyor, kapıyı açıp çantasını alıyorum. Çantayı kenara koyup Efendim’in salona gelmesini bekliyorum.

Efendim ile sohbet ediyoruz, ona okul ve iş hakkında raporumu veriyorum. Efendim iki şarap bardağı ve şarabı getirmemi emrediyor. Ilk önce Efendim’in şarabını doldurup ona eğilerek veriyorum. Sonra kendi şarabımı doldurmamı emrediyor Efendim, doldurup oturmak için izin istiyorum. Efendim izin veriyor ve heyecanla diz çöküyorum. Odadaki his tarif edilemez.

Efendim ayaklarını yalamama izin veriyor, ödülüm için sevinip teşekkür edip yalamaya başlıyorum. Efendim durmamı emrettiğinde pozisyonumu bozmadan bekliyorum. Efendim tasmayı getirmemi emrediyor ve bana tasmam takılıyken asla ama asla ayakta olmamam gerektiğini hatırlatıyor.

Tasmamı almaya emekleyerek gidiyorum ve Efendim’in çantasından tasmayı ağzımla alıp odaya geri dönüyorum. Heyecandan hata yapmaktan korkuyorum. Efendim tasmayı alıyor ve saçımı kaldırmamı emrediyor, büyük bir hevesle ama yavaş da olacak şekilde saçımı kaldırıyorum. Efendim tasmayı boynuma takıyor.
Bu anın tarifi yok, duygusu her kölede farklı şeyleri çağrıştırıyor belki de. Kelimelerin yetersiz kalması tam da bu ana özel bir ifade.

Efendim tasmadan çektiğinde gülümseyerek ona yaklaşıyorum. Iki eliyle tutuyor yüzümü, kendimi çok hafif hissediyorum. Sanki tamamlanmışım gibi. Mutluluk sarhoşuyum adeta, hiçbir içki bu duyguyu yaşatamaz bana. Efendim’in karşısında, beni istediği şekilde, eğitilmiş bir köpek olarak duruyorum, bir hiç olarak. Tasmam, teslimiyetimi taçlandırıyor adeta. Efendim çekerek yatak odasına götürüyor beni. Arkasından emekleyerek ilerliyorum, tasmamın çekilmesi hoşuma gidiyor, gücü bu şekilde yaşamak çok zevk veriyor. Efendim aynada kendime bakmamı emrediyor. Iti olmanın mutluluğunu tekrar yaşatıyor bana yüce Efendim. Kafamı Efendim’in bacağına dayayıp izliyorum kendimi.

Tasmalanmak, hissedilebilecek en güzel duygulardan biri. Bu süreç boyunca sadece köle olarak eğitilmediğimi ayrıca insan olarak da törpülendiğimi hissediyorum. Her gün daha minnettar oluyorum Efendime. Daha yeni başladığını hissediyorum bazı şeylerin. Bazen zor gelse bile köle olmak beni özgürleştiren şey oldu. Umarım her köle ve Efendi bu özel duyguları yaşayabilir. Bu yolda pes etmeyin elinizden geleni yapın. Gelişmeyi asla bırakmayın.
Şuan bu yazıyı yazarken bile mutluluk gözyaşlarım akıyor, o odadaki tarifsiz hissi her an yaşıyorum.

Köle adayı